Yeme - İçme

Lezzet Merkezleri Esnaf Lokantaları

Yıllar önce bir dergide şimdilerde ismini hatırlamadığım, çok seyahat eden bir modacı ile yapılan röportajda okumuştum. Henüz o zamanlar dünyayı gezmediğim halde aklıma kazınan cevap yıllar sonra dünyanın farklı ülkelerine gittiğimde yemek yenilecek mekanı seçerken düsturum olmuştu. Röportajı yapan kişi soruyordu “- Bilmediğiniz bir yere gittiğinizde yemek yiyeceğiniz mekanı nasıl seçiyorsunuz?” (O yıllarda sosyal medya ve mekan öneri programları henüz yok.) Çok seyahat eden modacı bilmediği bir yerde yemek yiyecekse o bölgenin esnafına ve yerel yaşayanlara onların nerde yemek yediğini sorduğunu, esnaf ve yerel halk nerde yemek yiyorsa orda yemek yediği cevabını vermişti. Doğru yer esnaf lokantaları idi.

Peki ama neden? Neden uzun yollarda kamyoncuların mola verdiği mekanlarda yapılan yemekler diğer dinlenme tesislerindeki yemeklerden daha lezzetli ve görece daha hesaplı olur. Esnaf ve yerel halka yemek tadı dahi olsa bir kazık attığınızda çok basit bir tepki verir bir daha sizi tercih etmez. Ve eğer o bölgede yabancı olan turistler tarafından da tercih edilmiyorsanız o bölgedeki ticari hayatınızın sonuna geldiğinin işaretidir.

Esnaf lokantaları adı üstünde her gün (genellikle sadece öğle öğünü) bulundukları çevrenin esnaf ve memurları için yemek yaparlar. Turistik mekanlar gibi albenileri veya sadece görselliği üzerine çalışılmış menüleri yoktur. Çoğu zaman menüleri bir fotokopi kağıdı veya tezgah başında yer alan yemek kazanlarıdır. Çalışanları genellikle yıllardır aynı konumdadır. Sık gelenler ile ahbap olur ne yemek isteyeceklerini önceden tahmin ederler. Sulu yemek dediğiniz, aslında gerçek anlamda yemek kavramının karşılığı olan şeyleri sunarlar. Kuzu haşlama, fırın yemekleri, kurufasulye ve mevsimine göre sebze yemekleri ile hemen her damağa göre bir lezzet bulabilmek mümkündür.

Son yıllarda sayıları hızla azalsa ve kendilerince mecburiyetten ve bulundukları bölgelerdeki sosyo-ekonomik değişimlerden etkilenerek biraz kabuk değiştirme çabası içerisine girseler de hala ilk günkü orijinalliğini koruyan esnaf lokantaları bulabilmek keyif vericidir. Umarım gelecek nesillere de hizmet etmeye devam ederler.

Ben son zamanlarda bolca vakit geçirdiğim Galata, Karaköy ve Beyoğlu çevresinde hala kendilerine has menüleri ve tadları kaybetmemiş esnaf lokanlarını sıkça ziyaret etmeye çalışıyorum. Bilenlerin müdavimi olduğu, bilmeyip rastgele veya bir arkadaş sayesinde keşfedenlerin de büyük bir hazine bulmuş hissi yaşadıkları bu mekanları detaylı incelemek istiyorum. Bu yazıyı bir giriş olarak kabul edebiliriz. Bundan sonraki yazılarda aşağıdaki lokanları detaylı olarak inceleyeceğiz.

  • Karaköy – Nato Lokantası
  • Karaköy – Bankacılar Lokantası
  • Tepebaşı – Şahin Lokantası
  • İstiklal Caddesi – Lades Lokantası
  • Sirkeci – Hocapaşa Pasajı ve Ahalisi (ayrı bir yazı dizisi konusu olabilir.)

Siz de daha detaylı incelememizi istediğiniz esnaf lokanlarını yorum alanına yazarsanız her birini gidip yerinde detaylı şekilde deneyimleyip deneyimlerimizi paylaşabiliriz. İstanbul ve İstanbul dışındaki şehirlerden paylaşmak istediğiniz mekanlarla ilgili yazı yazmak istiyorum derseniz seve seve burada yayına alırız. Afiyet Olsun 🙂

Kamil Mehmet ÖZKAN

Previous post

Günübirlik Lezzet Turu - Gaziantep

Next post

3 Yıl Sonra Yeniden Kuala Lumpur

The Author

Kamil Mehmet ÖZKAN

Kamil Mehmet ÖZKAN

Digital Transformation Evangelist, New Media, Speaker, Blogger, Büyük Dönüşüm, Zubuf

No Comment

Bir Cevap Yazın