SanatYaşam

Kasalar Dolusu Tutku – Bir Ayakkabı Çılgınlığı Hikayesi Sneakerhead

Başlıkta ayakkabı (Sneakerhead’lere göre sneaker sadece bir ayakkabı değil) diyerek basitleştirdiğime bakmayın aslında kaydettiğim günlük hayatta giyip işe gidebiliyorsa kendimizi mutlu hissetmemiz gereken sneaker’lardan bahsediyorum. Sadece ayakkabı demek Sneakerhead’leri kızdırabilir. Bende çok önemli bir toplantım veya görüşmem yoksa sneaker giyerek işe gidenlerden biriyim. Çelik kasalarda saklayacak kadar değerli seriler ve ayakkabılığın kapasitesini aşacak kadar çok çeşit olmasa da zaman zaman yenilerini almak beni de mutlu ediyor. Nereden çıktı bu konu diyebilirsiniz. Hepsi aşağıda bahsedeceğim belgeseli izlemem ile başladı 🙂

Sneakerheadz bir tutku hikayesi - zubuf
Kasalar dolusu ayakkabı koleksiyonları. Pek çoğu nadir eser statüsünde.

Netflix’in en sevdiğim yanı (aslında onu da iş modeli olarak en başarılı yapan yönü) birbiri ile ilgili içerikleri çok iyi kategorize etmesi ve bir süre sonra sizin izleme alışkanlıklarınıza göre beğenebileceğiniz içerikler sunması. Başka bir yazıda bahsetmeyi düşündüğüm Abstrack belgeselinden sonra ilgili içeriklerde bir belgeseli bana ısrarla öneren sistemi kıramayıp izledim. Çok da keyif aldım.

Tutkulu Sneakerhead’lerin Hikayesi

Koleksiyon ve toplama konusunda çok farklı örneklerle karşılaşıyoruz. Ancak günlük hayatta giydiğimiz ve pek çoğumuzun rahatlığı ve kıyafete uygunluğu dışında çok da önemsemediği sneaker’ların her modelini toplayan ve yeni çıkacak modelleri için günlerce bekleyen koleksiyoncuları görmeyi de beklemiyordum. Yüzlerce değil binlerce çeşit ayakkabı toplayıp özel serileri çelik kasalarda saklayan bir topluluktan, çok özel modellerin binlerce dolara satıldığı, bu alana ilgi duyanların fiziksel ve online topluluklar oluşturduğu ve bunu bir yaşam felsefesi haline getirdiği bir durum.

Firmaların bu alana ilgi duyanlara özel seriler üretme imkanı vermesi ise ticari olarak alınıp pek çok sektöre uyarlanabilecek bir başarı modeli. Önce kabileleri oluşturun sonra onları üretime dahil edin.

Bu belgeseli izleyince hayatta en azından bir şey için tutku ile çalışmak gerektiğini anlıyor insan. Konu ne olursa olsun bir tutkusu olmalı. Onun hakkında uzmanlaşmalı. Bu işiniz olabilir. Bir hobiniz. Veya kimsenin önemsemediği bir şey. Ne olduğunun önemi yok. Sadece sizin tutkunuzun ve onun için neler yapabileceğinizin. Yılları önce tutku ile fotoğraf çekmeye çalışan bir fotoğraf yayınlamıştım burada. Tekrar göz atmak geldi içimden.

Kamil Mehmet ÖZKAN

Previous post

Madagaskar Notları 3 - Gün Batımı

Next post

Gelecek Daha Güzel Günler mi Getirecek?

The Author

Kamil Mehmet ÖZKAN

Kamil Mehmet ÖZKAN

Digital Transformation Evangelist, New Media, Speaker, Blogger, Büyük Dönüşüm, Zubuf

No Comment

Bir Cevap Yazın