SeyahatSeyahat KültürüYaşam

Neden Seyahat Ederiz?

15. yy’da yaşayan bir seyyah zaman makinesi ile günümüze gelmiş olsa herhalde aklını yitirirdi. Onun görmek için ömrünü verdiği şehirden daha fazlasını günümüzde biraz planlama ve çok abartı olmayan bütçe ile 1 ayda gezebilmek artık mümkün. Havayolu firmaları artık haftasonu şehir trafiğinde vaktinizi harcamaktansa 2-3 saat mesafedeki yerleri keşfetmeye çağırıyor. Ulaşım maliyetleri her geçen gün daha ucuzluyor, ucuzladıkça daha çok yaygınlaşıyor. Peki neden seyahat ederiz?

15. yy’daki bir gezgini ömrünü harcamaya, günümüzdeki beyaz yakalı bir çalışanı haftasonu Londra’ya gidip gelmeye iten nedenler nedir? Neden seyahat ederiz? Yaşadığımız topraklardan binlerce kilometre öteye gitmeye bizi ne iter?

Ben de son 3 yıldır hem yurtiçinde hem de yurtdışında pek çok şehri görmek için yollara düştüm. Kimi zaman havalimanlarında sabaha karşı yapılmış bir uçuşla geceleyip ertesi sabah önemli bir toplantıya katıldım, kimi zaman iş için gittiğim ziyaretlerde havalimanı ofis havalimanı şeklinde şehri hiç keşfedemen döndüm. Kimi zaman günde 15 saati bulan yürüme seanslarına dünyanın her yerinde aynı standart ve ücretsiz interneti ile süprizsiz dinleme mekanı Starbucks molaları ile enerji topladım.

İş, memlekete dönüş, eğitim ve akraba ziyareti için yapılan seyahatleri bir kenara koyduğumuzda insanlar yeni şeyleri keşfetmek, farklı insanlarla tanışmak, farklı kültürleri keşfetmek için seyahat ederler. Kimi zaman çok sevdiği bir yemeği orjinal tarifi ile memletinde yemek için için binlerce kilometre yol alırlar, kimi zaman eski medeniyetlerin izini sürmek için. Kimi zaman da yeni dünyaları keşfetmek için…

Benim seyahatlerimin başlangıcına bakıldığında üniversiteden mezun olduğum döneme denk gelir. Hoş o güne kadar Anadolu Lisesi İngilizce derslerinin vazgeçilmez kendini tanımlama cümlesi hobilerim arasında hep gezmek olmuştur ancak yılda bir kez gidilen Çanakkale memleket gezileri ve yakın iller dışında çok da deneyim yoktur. Belki de sadece o cümlenin altını doldurmak için midir bilinmez ama ilk kez yurtdışına Mart 2012’de iş için çıktığımda gezmenin beni mutlu ettiğinin farkına vardım. İlk kez gittiğim Berlin’de tüm gün bilmediğim sokaklarda dolaşıp bilmediğim metro hatları ile dolaşıp durdum. Cebimdeki metro haritasına baktığımda nerede olursam olayım otelime geri dönebileceğim düşüncesi keşinleştikten sonra kendimi Berlin’in farklı bölgelerinde rastgele yapılmış keşifler peşinde koşarken buldum.

Daha sonra 1 aylık süresi olan vizemi daha etkili kullanmak için ilk seferde çok da planlamadan aldığım Cenova bileti ile Santa Margherita ve Portofino’yu keşfettim. En keyif aldığım yer ise Santa Margherita ile Portofino arasında yer alan mesafeyi kimi zaman sahil kenarındaki keyifli patikalarda, kimi zaman da ormanın içne dalarak yürüyerek gitmek oldu. Tek kelime İngilizce bilmeyen ( ben de tek kelime İtalyanca bilmiyordum) restaurant sahibi ile işaret dili ile anlaşarak zeytinyağında klasik odun fırınında pişirilmiş enfes bir balık yemeği keyfini tekrarlamak için bile tekrar oralara gitme düşüncesi hala aklımdan çıkmış değil.

İnsanlar yeni dünyalar keşfetmek, yeni medeniyetler tanımak, yeni deneyimler yaşamak içn seyahat ederler. Her seyahat onlara gittikleri yerlerden birşeyler katar. Seyahatten döndüklerinden hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Dünya’ya ya farklı bakmayı daha kolay öğrenir, empati yapma pratiklerini geliştiriler. Onlar için artık hiçbir ley eskisi gibi değildir. Seyahat etme düşüncesi zihinlerini devamlı meşgul eder, onları devamlı zehirler. Buldukları ilk fırsatta kaçmanın yolunu ararlar.

Günümüz seyyahları kendilerini şanslı hissetmelidirler. 15. yy’da yaşıyor olsaydılar günümüzde sadece 4 günde yapılabilen Japonya suşi turunu yapmak için muhtemelen 14 ay gibi bir sürecek bir yolculuğa çıkmaları gerekecekti.

Bu satırları Barselona uçuşum sırasında yazmıştım. Şimdi ise Costa Brava Bölgesinde Loret De Mar kasabasında yayınlıyorum. Keşfetmeye devam…

Kamil Mehmet ÖZKAN

Previous post

Önemli Olan Varılacak Nokta Değil, Yolculuğun Kendisi

Next post

Haftasonu Zero Sergisi - Geleceğe Geri Sayım Yolculuğu

The Author

Kamil Mehmet ÖZKAN

Kamil Mehmet ÖZKAN

Digital Transformation Evangelist, New Media, Speaker, Blogger, Büyük Dönüşüm, Zubuf

No Comment

Bir Cevap Yazın