İngiltereLondraSeyahat

Londra Seyahat Notları – 2.Gün Notting Hill, Portobello, Görüşmeler ve Londra

Normal hayatta olduğu gibi seyahatlerimde de erken kalkmaya özen gösteririm. Sanki uyku gereksiz birşey ve ben uyurken birşeyleri kaçıyormuşum hissi olur. Sabah 5:30 gibi kalktığımda daha gün doğmamıştı. Hazırlıklarımı yapıp eşyalarımı toparladım. Aynı zamanda Imperial Collage kompleksinde yazları otel olarak kullanılan misafirhane odasında kaldığım için mezun olmuş da evine dönecek bir öğrenci hissi de çöktü. Daha sonra kahvaltı için kampüsün içinde başka binaya yürümem gerekiyordu.

Ben çıkıp Exhibition Road, V&A Museum ve National Science Museum‘da bulunduğu yoldan Royal Albert Hall‘u çevreleyen rotada kısa bir yürüyüş yaptım bu esnada kahvaltı vakti de gelmişti. Saat sabahın yedisi ve yemek olarak kullanılan alana gittiğimde takım elbiselerini giymiş uzakdoğulular, sezona erken başlamış öğrenciler ve akademisyenlerle çoktan dolmuştu. Imperail Colllage‘ın içindeki meydana bakan bir yere oturup kahvaltımı yaptım. Sonrasında ilk durağım Notting Hill ve Portobello Caddesi. Sabahtan bu bölgeyi gezip daha sonra Tripadvisor’dan Sofia ile saat 11’de buluşmam gerek. Neyse ki ulaşım Londra’da bir sorun değil.

Notting Hill tarafında inip rastgele sokaklara dalarak keşfetmeye başladım. Sonra sokağa kurulan pazarı ile meşhur olan Portobello Caddesinin başına kadar yürürken güneş hafiften yükselmeye devam ediyor. Şehrin bu yakası güne yeni hazırlanırken her bir köşeden taze kahve kokuları geliyor. Evler alçak, bitişik nizam ve her biri farklı renkler ve tasarımlarda. Hem düzenli hem renkli. Aynı filmdeki gibi. Antika dükkanları, sahaflar, sanat galeri ve her türlü esnaf sıra sıra dizilmiş. Yolun sonuna doğru yürüyüp tekrar geri dönüyorum. Buram buram kahve kokan bir yere girip bir Americano alıp yoluma devam ediyorum. Kahvenin tadı hayal kırıklığı ama idare etmekle yetiniyorum. Notting Hill Gate istasyonundan metro ile kendimi Soho tarafına atıyorum.

Soho’ya geldiğinde doğruca Sofia’nın yanına gitmek yerine henüz vaktim olduğu için birkaç mağaza gezip sokakları keşfediyorum. Tam zamanında resepsiyondayım ve milyonlarca tavsiye ve seyahat alanında kullanıcı bazlı içeriğin en büyük temsilcilerinden Tripadvisor‘dayım. Teknoloji şirketi olduğu için ofisler ve dinlenme alanları açık, rahat ve konforlu düzenlenmiş. Toplantı salonunda geçmiş ve gelecekten, benim neler yapmam gerektiğinden konuşuyoruz. Dostlarla görüşmek güzel.

Saat ilerlerken ben müsade istiyorum. Akşama dönmem lazım daha yapılacak çok işim var. Bir ara verip daha 28 Havayoluna içerik üreten INK Media‘nın başındaki Micheal ile görüşmem lazım. Arada Monocle Shop‘a uğruyorum. Küçük, keyifli, saatlerce tüm ürünleri karıştırmak isteyeceğiniz bir yer. Hemen eksik sayılarımı alıp ayrılıyorum. Daha sonra kahve içmek için kafeye de geleceğim.

INK Media’ya geldiğimde Micheal beni kapıda karşılıyor. Önce oturup içerik ve markaların ihtiyaçları üzerine derinlemesine konuştuktan sonra (meslek hastalığı) gel sana ofisi gezdireyim diyor. Tek kat yatay ofis oldukça geniş. İçeride yüzlerce iMac cihazı var. Blok blok ayrılan ofiste her blokta yer alan ekip bir havayolu için içerik üretiyor. Tasarım yapıyor. Video çekimleri için ayrı bir ekip ve bölüm var. Ayrıca küçük bir stüdyo da ofis içerisinde yer alıyor.

Sonra reklam satış alanına geçtiğimizde yine her havayolu için bloklar ayrılmış. İçerisi arı kovanı gibi. Kulaklıklar üzerine bir iletişim sistemi kurmuşlar. İçeride 17 dilde reklam ve mecra satışı yapılıyor. Kocaman ekranda Miami Ofisi, New York ve Singapur Ofislerine de bağlanılıyor. Global anlamda iş yapmak için vizyon ve bu işi yapacak ekibi bir araya toplamak en büyük maharet. İşinde iyiysen zaten müşteri buluyorsun.

Michael tecrübeli bir isim. Hayatı yollarda geçerken diğer taraftan işlerini çok iyi organize edebiliyor. Ondan yeni hayatıma yönelik tavsiyeler de alıyorum. Ayrılma vakti. Tate’e geçmem lazım. Sonra biraz dinlenip Oxford Street, Bond Street ve V&A müzesi, otele dönüş ve oradan havalimanına geçmem lazım. Müsade istiyorum.

Altyapının insanın yaşam kalitesini nasıl yükselttiğine bir kez daha şehit olup 1,5 günlük gezide hem pek çok yeri ziyaret ederken diğer yandan da gezmeye, keşfetmeye, yeni lezzetler tatmaya ve eğlenmeye vakit bulabiliyorum. Bu yazıyı canlı yazamadım ve hafta başında okulların açıldığı gün 40 dk’lık oldukça kısa saydığım yolculuğu 2 saat 15 dakikada gerçekleştirdim. Daha çok yol almamız lazım.

Kamil Mehmet ÖZKAN

(Diğer Londra yazılarına [1],[2],[3],[4] ulaşabilirsiniz.)

Previous post

Londra Seyahat Notları - Görüşme ve Ziyaretler 1. Gün

Next post

Müzeler Şehri Londra

The Author

Kamil Mehmet ÖZKAN

Kamil Mehmet ÖZKAN

Digital Transformation Evangelist, New Media, Speaker, Blogger, Büyük Dönüşüm, Zubuf

No Comment

Bir Cevap Yazın